Bir yapay zekâ uygulamasında ilk soru, sistemin hangi işi yapacağıdır. Kullanılacak modelden önce ihtiyaç, mevcut iş akışı ve beklenen çıktı netleştirilir. Bu çerçeve, geliştirilecek uygulamanın sınırlarını belirlemeye ve teknik seçenekleri aynı amaç üzerinden değerlendirmeye yardımcı olur.
İhtiyacı sınırlandırmak
İhtiyacı tanımlarken işlemin hangi koşullarda gerçekleştiğini anlamak gerekir. Kullanıcının amacı, mevcut araçlar ve karşılaşılan güçlükler birlikte ele alınır.
Örneğin bir metni özetlemek ile bir kaydı sınıflandırmak farklı çıktılar gerektirir. Beklenen çıktı somutlaştırıldığında, uygulamanın neye göre değerlendirileceği de daha açık hâle gelir.
Veriyi anlamak
Kullanılacak verinin nereden geldiği ve hangi bilgileri içerdiği belirlenir. Örneklerin gerçek kullanım koşullarını ne ölçüde temsil ettiği, geliştirme sırasında ele alınması gereken konulardan biridir.
Eksik, tutarsız veya güncelliğini yitirmiş kayıtlar değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Veri hazırlığı, bu kayıtların niteliğini ve kullanım amacına uygunluğunu incelemeyi de kapsar.
Veriye erişim, saklama ve kullanım sınırları da planın parçasıdır. Uygulamaya hangi bilgilerin aktarılacağı ve bu bilgilerin kimler tarafından kullanılabileceği açıkça tanımlanır.
Sistemdeki yerini belirlemek
Yapay zekâ bileşeni çoğu zaman daha büyük bir uygulamanın içinde çalışır. Girdinin nereden alınacağı, sonucun hangi adımda kullanılacağı ve diğer sistemlerle nasıl paylaşılacağı planlanır.
Kararlar; sabit kurallar, kullanıcı onayı ve mevcut yazılım işlevleri arasında paylaştırılabilir. Bu akışın tanımlanması, her parçanın rolünü ve sorumluluğunu anlaşılır hâle getirir.
Sonucu değerlendirmek
Çıktının uygunluğu, uygulamanın yapacağı işe göre değerlendirilir. Biçim, doğruluk, tutarlılık, yanıt süresi ve kaynak kullanımı aynı değerlendirmede farklı ağırlıklara sahip olabilir.
Tek bir başarılı örnek bütün kullanım koşullarını göstermez. Olağan girdilerin yanında eksik bilgi, belirsiz istek veya beklenmeyen içerik gibi durumlar da ele alınır.
Değerlendirme örneklerinin ve kabul ölçütlerinin kaydedilmesi, değişiklikleri karşılaştırmayı kolaylaştırır. Model, talimat veya veri akışı değiştiğinde aynı örneklerle yeniden kontrol yapılabilir.
Kullanıcının rolünü planlamak
Kullanıcının çıktıyı nerede inceleyeceği, nasıl düzelteceği ve hangi durumda onay vereceği tasarımın parçasıdır. Bu adımların uygulama içinde anlaşılır bir karşılığı olmalıdır.
Çıktının bir sonraki işleme doğrudan aktarılması ile önce gözden geçirilmesi farklı sorumluluklar doğurur. Kullanım akışı bu fark gözetilerek planlanır.
Küçük bir denemeyle başlamak
Sınırlı bir kullanım senaryosuyla yapılan deneme, teknik varsayımları görünür hâle getirir. İlk denemede temel iş akışı kurulur; girdiler, çıktılar ve kontrol noktaları üzerinden uygulamanın nasıl davrandığı gözlemlenir.
Elde edilen bulgular, sonraki geliştirme adımlarını belirlemek için kullanılır. Kapsamın genişletilmesi, mevcut akışın davranışı anlaşıldıkça ve yeni ihtiyaçlar netleştikçe ele alınır.
Kullanım koşullarını düşünmek
Bir uygulamanın kullanımda nasıl izleneceği de düşünülmelidir. Bağlantı sorunları, boş yanıtlar, değişen girdiler ve kaynak sınırları için beklenen davranış tanımlanır.
Aşağıdaki noktaların kısa ve ortak bir kayıt altında toplanması, uygulamanın farklı parçalarını geliştiren kişilerin aynı çerçeveden hareket etmesini kolaylaştırabilir.
Girdinin kaynağı
Beklenen çıktı
Kontrol noktası
Hata durumunda izlenecek yol
Kararları görünür tutmak
Teknik seçimlerin gerekçelerini yazılı tutmak, geliştirme sürecine süreklilik kazandırır. Hangi seçeneğin hangi ihtiyaç için tercih edildiği ve hangi soruların açık kaldığı kaydedilir.
Bu kayıtlar, yeni bir kişinin projeye katılması veya mevcut yaklaşımın yeniden değerlendirilmesi sırasında başvuru noktası olabilir. Uygulamanın nasıl çalıştığını anlatan bilgi de bakımın bir parçasıdır.
Geliştirme boyunca yeni sorular ortaya çıkabilir. Başlangıçtaki kapsam ve kayıtlı kararlar, uygulama değiştikçe nelerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini görmeyi sağlar.